28 Kasım 2013 Perşembe

#smellslikememories

Bazı anları & anıları şişeleyip saklamayı çok isterdim, günü geldiğinde koklayarak yeniden yaşayabilmek için. Söz konusu eylem hatırlamak olduğunda, kelimeler veya sesler bizi yanıltabilir ancak koku hafızamız sandığımızdan çok daha güçlüdür. Mesela, ilkokul çağımdan annemin özel günlerde sıktığı Dune ve Trésor parfümlerini unutmam imkansız. Martin Margiela'nın yeni parfüm serisi Replica da, zihnimize kazınmış bazı anları ve hisleri yeniden yaşatmak üzere tasarlanmış. 
I always dreamed of bottling up my memories or some feelings, in order to re-live them whenever I want. You have to remember, words or sounds may confuse you but our archive of smells is much bigger than we guess. For instance, it's impossible to me to forget Dune and Trésor fragrances which my mom wore on special days when I was going to primary school. Martin Margiela's new fragrance line Replica, aims to reproduct 'familiar scents' that will recall our memoirs.

Şüphesiz ki ilk tercihim, hiç bitmesini istemediğim sakin Pazar sabahlarının kokusu olurdu. Ya sizinkisi? Bu parfümlerin çağrıştırdığı anları paylaşmak isteyenler için de bu site doğru adres:
My favourite is the smell of calm and lazy Sunday mornings. How about you? And if you ever feel like sharing the moments which are recalled by these scents, the adress you should check out:

Sadece güzel anılar yok tabi geçmişimizde, kötü anıları hatırlatacak ya da zor anlarımızda bize eşlik edecek birkaç parfüm. / We don't have only some nice moments to remember, here is a few fragrances which will remind us the bad ones or will be worn on our tough days.

19 Kasım 2013 Salı

JUST DO IT.

Tumblr dünyasından yeni bir keşif var sırada, Swoosh Art. Sanat tarihinde önemli yerlere sahip ikonik tablolar, birer birer Nike'ın sembolü - kimi zaman da sloganıyla buluşuyor. İlk olarak viral bir reklam kampanyasıyla karşı karşıya olup olmadığımızı düşünmüş olsam da, bu çalışmaların film (moda filmleri) yönetmeni Davide Bedoni'nin boş zamanlarının ürünü olduğu anlaşıldı.
We have a new discovery from Tumblr world, Swoosh Art. Significiant paintings from art history meet Nike's swoosh (symbol of the brand) and sometimes its slogan too. First thing that came to my mind was all this is about some kind of social media advertisement but learned that it's just a freetime activity of fashion film director Davide Bedoni.

Zihnimdeki bir diğer soru işareti de, bu çalışmaların 'Pop Art' akımı gibi tüketimi eleştirme kaygısı var mı? Yoksa ben mi aşırı yorum yapıyorum ve tüm bu görseller, slogandaki gibi bir dürtüyle üretilmiş birkaç işten daha fazlası değil mi? Her iki durumda da bu sitede vakit geçirmek çok keyifli:
Another question I have: Do these visuals have a message about our consumption habits? Or this would be an overinterpretation and the emergence of this project wasn't more than an impulsive thing? Anyway, it's fun to wander between these works - classics with a contemporary flavour:

16 Kasım 2013 Cumartesi

A Question Without Answer(s)

'Sanat, varoluşumuzun dehşetinden kaçmanın tek yoludur.' Ve belki özenli (ayrıca, olabildiğince renkli) giyinmek de varoluşumuzun griliğini örtmenin bir yoludur? Yine de, emin değilim.
'Art is our only salvation from the horror of existence.' And maybe dressing up nicely (plus, in many colours) is a way to cover up the grayish shade of our existence? Still, I'm not sure.

Koton atlet / top, Warehouse (Debenhams) hırka / cardigan, Sustilo etek / skirt, H&M & Begart bileklikler / bracelets, H&M çanta / bag, Bershka botlar / boots.

12 Kasım 2013 Salı

Bizim Büyük Çaresizliğimiz / Modern Life Tragedy

Daha yataklarımızdan çıkmadan güne telefonlarımıza göz atarak başlıyoruz. Belki kısa bir Instagram turu, belki de mail kontrolü. Sonra günün geri kalanı için hazırlık saatleri geliyor. Bazılarımıza Twitter üstünden son dünya haberleri - gelişmeleri inceliyor bir yandan, bazılarımız için de sosyal medya mesaisi çoktan başlamış oluyor: Kahvaltı / kombin fotoğrafları veya selfie'ler paylaşılıyor, ya insanı sinir edecek derecede neşeli ya da insanın tüm enerjisini emen türden sendromlu tweet'ler de bu saatlerin ürünü. Sonra iş için (çoğunlukla) bilgisayar karşısına geçiyoruz, kaçamaklarımızı da WhatsApp ve benzeri uygulamalarla telefonumuzdan yapıyoruz. Yolda geçirilen vakitte bir şeyler okumak ve çalışmak için de tabletler / kindle'ler yanımızda.
We start our days checking our phones, even before getting out of bed, with a short Instagram tour or mailbox control. While getting ready for the day, we read world / country or any kind of news from Twitter and for some, 'sharing hours' start already: Breakfast / outfit photos or selfies, extremely cheerful or depressing tweets appear on our timelines. Then we get (generally) in front of our computers for work, our little getaways consist of only random WhatsApp conversations. Last but not least, we fill the blank hours which spent in traffic, with tablets / kindles to read or work.
Bu rutin size de tanıdık geldi mi? / Did this routine seem familiar?

11 Kasım 2013 Pazartesi

*tripping*

Bu aralar nörokimyasal açıdan rüyalar ve halüsinasyonlar üstüne araştırmaya / okumaya yöneldim. Hoşuma giden birkaç detayı paylaşmak için de bu kombinin yazısı, doğru bir yermiş gibi gözüktü. Aldous Huxley'in Algı Kapıları'na göre, halüsinojenlerle cenneti de cehennemi de görmek mümkün. Deneyimi bilinçaltımız belirliyor. Özetle, beynimiz kendi yansımasıyla karşılaşıyor.
Nowadays I'm interested in searching / reading about dreams and hallucinations from neurochemical perspective. This outfit's post seemed like an appropriate place to share few things that I liked while reading. According to The Doors of Perception by Aldous Huxley, it's possible to see heaven or hell while you're under effect of hallucinogens. And our subconcious sets the destination of this trip. In brief, our mind sees it's own reflection.

Cennette, renkleri bildiğimizden daha canlı göreceğimize ve daha önce ayırt edemediğimiz tonları görme fırsatı bulacağımızdan bahsediliyor. Her taş kristale dönüşecek, etrafta doğaüstü parlaklıkta çiçekler açıyor olacak. Beni esas 'aydınlatan' ve büyüleyen kısım; bazı sanat eserlerini (mesela vitraylar), gösterişli kumaşları ve (aşırı kullanılmadan önce) parlak ışıkları sevmemizin nedeninin, bize bu cenneti hatırlatmaları olabileceği. Tek yapmamız gereken doğru kapıyı bulup çıkmak.
According to his experience, in heaven we'll be able to see colours brighter and differentiate some new shades. Every single stone will be seem like a crystal and supernatural flowers will bloom. The real 'enlightening' and magnificent part is, we might be liking some art (like stained glasses), glorious fabrics and (before they were overly used) bright lights because they remind us that heaven. The only thing we should really do is finding the right door and go out of it.

COS ceket / jacket, Topshop elbise / dress, H&M kolye / necklace, Eastpak çanta / backpack.

9 Kasım 2013 Cumartesi

Zamana Karşı / Against Time

Zamanlama kavramına da saatlerle zamanın ölçülmesine de inanmıyorum. Saate baktığımda gördüğüm rakamlar benim için hiçbir anlam ifade etmiyor, sadece insanların uymamı istedikleri tarihleri ve süreleri yakalamaya çalışıyorum. Bir süper kahraman olsam, zamana karşı savaşırdım.
I don't believe in timing nor measuring time with clocks. When I check out my watch the numbers I see mean nothing to me. I'm just adjusting myself to the dates or periods that people want me to fit in. If I could be a super hero(ine), I would fight against time.

H&M deri pantolon / faux leather pants, Oasap çanta / bag, Zara ayakkabı / shoes.


There are so many things that I don't understand / There's a world within me that I cannot explain /
Many rooms to explore, but the doors look the same / I'm lost I can't even remember my name.

5 Kasım 2013 Salı

Aynı Hata, Yeniden? / Same Mistake, Once Again?

Rodarte tasarımlarını ve koleksiyonlarını 'cici kız' stilinde veya kesimlerinde olmadığı sürece seviyorum. İlhamını 80'lerin 'glam' stili ve bugün hata olarak adlandırdığımız çokça parıltı ve baskın desenlerinden alan SS14 koleksiyonun, Lea Colombo'nun kareleriyle zihnime kazındığını farkettim ve yazmaya başladım.. 80'leri birebir yaşamamış biri olarak, o günlerin görünümlerini utanç verici bulmuyorum - trendlerin de döneminin koşullarına göre değerlendirmeliyiz. Ve o günlerden kalma görünümler, bir güncelleme ardından da hata gibi görünmüyorsa, değildir!
I like Rodarte's designs and collections, unless they come in 'sweet girl' style or cuts. As I noticed that I keep thinking about their SS14 collection - inspired by 80's 'glam'; intense prints (e.g. zebra / leopard) and glitter, considered as a mistake now - even it has been a while, thanks to Lea Colombo's shots, I started writing down.. I haven't seen 80's and don't know how it felt but I wouldn't call all those looks as a disaster - we should review trends, according to that decade's circumstances. And these upgraded versions of them, still don't seem as a mistake to you; then they aren't!

Her ne kadar sevmiş olsam da, kostüm niteliği taşıyan parçaları bir kenara ayırdığımda - en çok beğendiğim ve kendi tarzıma adapte etmeyi düşündüğüm görünüm, bu 'çabasız kitsch' kombin.
Although I loved them very much, if I should put aside the pieces that are costume-alike - my favourite look is this 'effortless kitsch' outfit, which is also kinda adaptable to my daily style.