22 Eylül 2013 Pazar

CHANEL Bel Argus

Uzun zamandır ojelerle içli dışlı değilim; olduğumda da en çok tercih ettiğim renkler siyah, mat beyaz, koyu gri veya ten rengi tonları bu aralar. Ama Chanel'in yaz renklerinden Bel Argus, bu kısır döngünün sonunu getirdi. Farklı açılarda farklı mavi (hatta bazen mor) tonları yakalayabildiğiniz metalik bir mavi. Son günlerde favorim, üstelik bana yazı & güzel havaları hatırlatıyor :)
I'm not that into nail polishes for a long while; when I need to pick a shade, I always go for black, matte white, dark grey or nude these days. But Bel Argus from Chanel's summer shades made a change. It's a metallic blue with many dimensions (incl. blue and violet). So, now I'm obsessed with this one. Besides, it reminds me summertime and beach life :)

ps. İsminin anlamına dair bir bilgisi olanlardan açıklama istiyorum!
ps. I'm waiting for an explanation about the name, if you know its meaning!

21 Eylül 2013 Cumartesi

ECE x EDA

Geçtiğimiz günlerde, hava hala fazlasıyla sıcakken, blogosfere yeni katılan bir blog, The Beat'in yazarı Ece'yle tanıştım. Kısa sürede de kaynaştık, uzun uzun konuşmaya başladık. Kendisini de kombinlerini de çok sevdim; thatfashionbeat.blogspot.com adresine uğramanızı öneriyorum ;)
A couple days ago, while it was still hot, I met a new blog, The Beat and the blogger, Ece. I must mention that I'm glad to know her, we had a great conversation. Also, don't forget to check out thatfashionbeat.blogspot.com. I loved her outfits too - I'm sure you'll be inspired by them ;)

Kombinime gelirsek; günlerden 13. Cuma'ydı ve sabahın erken saatlerinde kalkmama rağmen ne giyeceğimi bir türlü bulamadığım o günlerden biriydi. Ben de limitli siyah hakkımı kullanmaya karar verdim! Tüm parçalar da farklı farklı kombinlerden hatırlayacağınız joker'lerim..
And the outfit thing; the day was a Friday 13th and I wasn't able to find to find what to wear even though I woke up earlier than normal. So it became one of my limited all-black days! You may remember all the pieces of this outfit from different posts, they all are my jokers..

18 Eylül 2013 Çarşamba

Sneak Peek into Your Mind!

Sonbaharın ilk yağmurlu havalarını beklerken, sanırım artık Sonbahar - Kış '13 koleksiyonlarına daha yakından bakma zamanı geldi. Son zamanlarda her bir tasarımı kalbimi çalan Christopher Kane, bu defa sağlıklı bir insan beyninin MRI'ndan yola çıkıyor..
As we're aware of the season, it's time to look Fall - Winter '13 collection in detail and get inspired by them. Sure, I'll start with my latest designer crush is Cristopher Kane.

Koleksiyonu araştırırken zihnim bana, ilhamını 'lucid dreaming' deneyimi - kişinin rüya gördüğü esnada rüya gördüğünün bilincinde olması / rüyasını kontrol etme durumu - ve Freud & Jung'un bilinç ve zihnimizin içindeki duruma dair yaptıkları çalışmalardan alan editorial'ı hatırlattı.
While learning about the inspiration and motivation of the collection, this editorial - influenced by lucid dreaming and 'Freud's & Jung's theories regarding the subconsciousness and interior state of mind' - that I saved to my archive crossed my mind.

 Gördüğünüz desenlerse yaratıcı fikirlerle dolu bir zihnin yansımasından yola çıkarak tasarlanmış. Koleksiyonun geri kalanında da kan dolaşımı sistemi ve nöronlardan ilham alan parçalar yer alıyor ancak bu parçalar karşıma çıktıktan sonra beni daha da fazla etkileme şansları yoktu.
This time his inspiration is an MRI of a healthy human brain, and these prints represent the brain 'literally fizzing with creativity'. Other pieces in the collection was inspired by our circulatory system and neurons but after seeing these pieces, I couldn't be able to love them any more.

Bu çalışmalarda beni bu denli etkileyen (ortak) nokta, modanın sınırsız oluşunu kanıtlıyor olmaları. 
The (mutual) thing about these works that attracted me most: They prove that fashion is limitless.

Christopher Kane'in tasarımlarının birbirinden bağımsız alanları birleştirici yanı bana keyif veriyor, belki de bir yandan okulda öğrenip de hayatımın geri kalanında hangi noktada kullanacağımı dahi bilmediğim bilgileri anlamlı kıldığı için olabilir :)
I enjoy Kane's designs because I love the way he bonds two different themes + he gives us a chance to use those unnecessary facts that we learned at school - at least for once in our lives?

16 Eylül 2013 Pazartesi

Out of Streets - 4

Out of Streets serisi geri döndü! Daha önceki projelere ( #1 - #2 - #3 ) yeniden göz attığımda, en çok kişiselleştirdiğimiz parçanın ayakkabılar olduğunu gördüm. Ama bir yeni fikirden daha zarar geleceğini sanmam :) Bu defaki çalışma bir çift Keds üzerine yapılmış, ilhamınıysa Van Gogh'un 'Yıldızlı Geceler'inden oluyor. (Van Gogh'un çalışmaları, Rodarte ve Ashish'in SS12 koleksiyonları için de ilham kaynağı olmuştu.) Sanat dünyasında keşfedilecek - çalışmalarına hayran kalınacak ve ilham alınacak çok sayıda ressam var, ruhunuza hitap eden biri bulunca gerisi bir DIY projelik iş..
Out of Streets strikes again! According to your former projects ( #1 - #2 - #3 ) shoes are the most common item to personalize. But I think one more new project won't harm :) This DIY made with a pair of Keds, inspired by Van Gogh's 'Starry Nights'. (Rodarte and Ashish were also inspired by Van Gogh artworks for their SS12 collections.) There is plenty more artist to discover, to admire their works and to get inspired by; just find one who appeals to your soul and the rest is a DIY project..

Yapım aşamasında dikkat etmeniz gereken birkaç noktaya gelirsek; öncelikle temiz kalmasını istediğiniz bölgeleri bantla korumaya almalısınız, açık renklerle (veya kuruboyayla) taslak hazırlamalısınız & kullanacağınız renk karışımlarına önceden çalışmak da yararlı olacaktır.
Remember while working; protect the part that you'll leave clear with tape, make an outline with lighter colours (or coloured pencils) & try out the colour mixes that you'll work with.
-
Siz de projenizi bu köşede paylaşmak isterseniz, fotoğraflarınızı ve mail'inizi bekliyorum:
You can also submit your own DIY projects to this mail address, with photos:
eda_nkb@hotmail.com

15 Eylül 2013 Pazar

Brüksel Notları / Notes from Brussels

Uçuşları Brüksel Havalimanı'ndan yapıp diğer şehirlere tren aracılığıyla ulaştığımız için, dönüşümüz öncesinde 1,5 günümüzü Brüksel'e ayırdık. Şehre dair en merak ettiğim yer Atomium'du, 1958 yılındaki Dünya Fuarı için inşa edilen Avrupa'nın ikonik yapılarından biri. Brüksel'de geri kalan vaktimi yine ara sokaklarda dolanarak, kaybolarak, biraz da vitrin seyrederek geçirdim. Kaosu ve insan çeşitliliğiyle İstanbul'u anımsattı, belki de bu sebeple kısa sürede sempatimi kazanmış da olabilir. Bir ara yeniden görüşeceğimizi umuyorum.
Saved 1 and half day to Brussels before our departure because our flights were from Brussels Airport and we went to a city from another with trains. I've always been curious about Atomium, built for '58 Brussels World Fair and then became one of the iconic buildings of Europe. I spent the rest of my time on the streets, wandering & getting lost and with a bit of window shopping. Brussels reminded me Istanbul, because of the chaos or the people - and liked it. Hope we meet again soon.

ps. Konaklama için tasarım severlere tavsiyem, The Pantone Hotel. 
ps. My accommodation advice to design lovers, The Pantone Hotel.

14 Eylül 2013 Cumartesi

Ghent Notları / Notes from Ghent

Gina Tricot yelek / vest, Stradivarius şort / shorts, Asos kolye & sandaletler / necklace & sandals, H&M bileklikler / bracelets, Eastpak çanta / backpack.

Gent'in gece ışıklandırması çok meşhur - hatta Michelin ödüllü, bu sebeple turistik atraksiyonları arasında 'Illuminated Walk' da yer alıyor. Hoş bir detay ancak biraz abartılmış. Kanal kıyısı Graslei veya Korenlei kenarında yemek yemek & bira içmek şehirde yapabilecek en güzel aktivitelerden.
Ghent's lighting at night is pretty famous - it even got a Michelin star, so you'll read that 'Illuminated Walk' is a must-do. It's nice but overrated, get ready for it. And Ghent is one those cities with a canal, eating & drinking at Graslei or Korenlei must be one of the nicest routines of locals.

Seyahatimizi planlarken Ghent'e 3 gün ayırmıştım, ki şehrin her yerini 2 günde gezdik. Şehir bana giderek daha da kasvetli gelirken, sanıyorum ki küçük detaylarla kafamı dağıtmaya çalışmışım.. Mesela Pazar sabahı erken saatlerde Kouter'de kurulan çiçek pazarı ve Ajuinlei'deki kitap pazarı, şehirde haftasonunu geçirenler için mutlaka yapılması gerekenlerden. Antika meraklıları Cuma - Cumartesi - Pazar günlerinde Vrijdagmarkt ve Bij Sint-Jacobs meydanlarına uğrayabilir. 
I actually saved 3 days for Ghent but 2 days was already enough for the city. Besides I found the city depressing, here are the little details that cheered me up.. If you're spending your weekend there, there is a flower markt at Kouter and a book markt at Ajuinlei. Antique hunters should check out Vrijdagmarkt and Bij Sint-Jacobs area on Friday - Saturday - Sunday.

ps. Ghent'te çektiğim karelerden hiçbiri paylaşacak derecede içime sinmedi, o yüzden bu fotoğraflar telefon arşivimden :) Son olarak şehre dair iyi olarak andığım iki detaydan biri bu balkonlar, diğeri ise Nederkouter caddesi üstündeki 'These Things Take Time' adlı sanat atölyesi. 
ps. None of the photos I took in Ghent seemed good enough to share here, so all shots on this post are taken with my phone :) Last of all, two things that were good about the city, first those balconies on the photo and an art gallery named 'These Things Take Time' on Nederkouter street.

13 Eylül 2013 Cuma

Antwerp Notları #2 / Notes from Antwerp #2

Kaldığımız yerden devam: Şehrin modern sanat müzesi MHKA'dan, sanatçıların tarzlarını el yapılarının belirlediğini iddia eden bir çalışma. El figürü tarihinde bu denli öneme sahip bir şehrin sanat müzesinde bu çalışmayla karşılaşmak, eminim bir tesadüften daha fazlası :)
Time to tell rest of the story: This work, which relates artists' hand types / forms with their works, is from modern art museum of the city - MHKA. Seeing this kind of work at an art museum of Antwerp, if you consider the place of hand image in its history, wasn't a coincidence :)

Insider Tip: Paris'ten sonra gittiğim şehirlerdeki antika pazarlarına uğrama alışkanlığı edindim, Vrijdagmarkt pek kayda değer olmasa da o alanın hemen yakınlarındaki Sint-Anna tüneliyle Schelde nehrini geçip güzel bir Antwerp panoraması için kendinizi Linkeroever'de bulabilirsiniz.
Insider Tip: After my Paris adventure, I got used to stop by at antique markets of the cities I visit. Although I couldn't find anything noticable at Vrijdagmarkt - passed the river Schelde via Sint-Anna tunnel (really close to Vrijdagmarkt area) and saw a nice panorama of the city at Linkeroever.

Günün kombinini de Primark tshirt, H&M etek, Eastpak çanta ve Asos sandaletlerle yapmıştım.
OOTD was Primark tee, H&M skirt, Eastpak backpack and Asos sandals back then.

ps. Şehre bir başka gözle bakmak isterseniz, Centraal Station'ın olduğu sokaktan aşağıya doğru bir yürüyüş yapın. Hazır o civardayken Mercatorstraat ve Arendstraat'ta dolanarak bu şehirde yaşayacak olsaydınız, hangi evde yaşamanın daha güzel olacağı hayallerine dalmak da serbest ^-^
ps. If you want to see a different side of city, walk down the street of Centraal Station. While you're there spend some time on Mercatorstraat and Arendstraat, pick out your future home ^-^

12 Eylül 2013 Perşembe

Antwerp Notları #1 / Notes from Antwerp #1

Hemen her yerde en azından bir tam gününüzü ayırmanızın önerildiği, şehrin Güzel Sanatlar Müzesi de renovasyondayken Antwerp'in en ünlü müzesi: MAS - Museum aan de Stroom. Şehrin Eilandje bölgesinde 10 katlı - tarih boyunca limanı aracılığıyla etkileşim içinde bulunduğu ülkelerin kültürlerine, şehrin tarihi & denizcilik tarihine dair - kapsamlı bir müze. Müze gezme konusunda (benim gibi) hızlıysanız, önerim saat 2 - 3'ten sonrası için bir programınız olması.
One of the most known museum (while Royal Fine Arts Museum of Antwerp is closed for renovation) is MAS - Museum aan de Stroom. It's at Eilandje district and has 10 floors, full of exhibitions - about city's history & history of marine, cultures of many other countries which they discovered via their port -. Most people will advice you to save one full day for the museum but if you're a fast one (like me) make some plans for the rest of your day, after 2 - 3 p.m.

Binanın tasarımı çok dikkat çekici, bir de yakından baktığınızda dikkatinizi çekecek eller binanın dış cephesini süslüyor. Bilmeyenler için, Antwerp ismi 'hand werpen' (el kesip atmak) eyleminden geliyor - eski bir korsan macerası diyelim - ve bu şehirdeyken el figürü sıkça karşınıza çıkacak ;)
The architecture of the museum is eye-catching for sure and you'll notice many hands on the façade when you look closer. For the ones who doesn't know, the name of the city Antwerp comes from 'hand werpen' (to cut a hand and throw it away, in this case to the sea) - an old sailor story -. Get used to it, you'll came across to many hand figures during your stay in the town ;)

Sanırım en en rahat kıyafetlerimden biri H&M elbise, (sanırım artık ayrılmaz parçam) Asos kot ceket, Supra sneakers, Oasap çanta ve H&M deri bilekliklerle günü geçirdim :)
And my outfit with H&M dress, Asos denim jacket, Supra sneakers, Oasap bag and H&M bracelets :)

ps. Seyahat boyunca Ortaçağ döneminden kalma çok sayıda tarihi binayı gezdim. Gotik mimari her ne kadar ilgimi çekse de, fazlası boğucu olabiliyor. Yalnız Antwerp'teki Onze-Lieve-Vrouwekathedraal içlerinde en etkileyici olanıydı, vitraylara düşkün olanları çok mutlu edecektir!
ps. I visited many medieval buildings during my whole trip. Even though I'm into Gothic architecture, after a while it became overwhelming. But Onze-Lieve-Vrouwekathedraal is an exception and can make you very happy, if you're enthusiastic about stained glass art!

10 Eylül 2013 Salı

Sonbahar Öncesi Son Çıkış

Bugün güneşi tepede görünce Gusto'nun Sonbahar / Kış koleksiyonunu görmeye giderken giydiğim kombini tekrar ettim. Geçtiğimiz sene hava Ekim'de bile gayet sıcakken, bu sene sonbahar kendini hemen gösterdi.. Gün daha bitmedi, bence son güneş ışınlarının keyfini çıkartmanın tam zamanı :)
I made an outfit repetition as I saw the sun at the sky, instead of the clouds. Last year the autumn weather didn't show up till October but this year it already got chilly.. Today isn't finished yet, so wear your summer-ish outfits once again and enjoy the sunshine :)

Anne dolabından denim gömlek / Denim shirt from mom's closet, Stradivarius şort / shorts, H&M küpe / earrings, Mandarina Duck çanta / bag, Forever New sandaletler / sandals.
ps. Başlığı da fonda çalan 'Last Exit to Brooklyn'e borçluyuz.

8 Eylül 2013 Pazar

Home is..

..Eninde sonunda döndüğüm şehir, 'kürkçü dükkanım' İstanbul. Yerleşik hayatla barışık olmam, göçebelik planlarımı (en azından şimdilik) ertelemem gerektiği gerçeğini sindirdikten sonra yazmaya en iyi bildiğim yerden başlarsam; işimin çok daha kolay olacağını düşündüm aslında. Etkinlik, geçtiğimiz günlerde Sortie'de gerçekleşen #mavalaistanbulcolors lansmanı.
..Istanbul, the city that I return to after all those little get-aways. I saved a while for myself, accepting my settled life and delaying my nomadic life plans (at least for a year). So, the best would making a comeback with a post, in which I know what to write. Wore this outfit to #mavalaistanbulcolors event at Sortie.

Havanın hafiften serinlemesiyle beraber yeniden deri parçalar gündeme geldiği için çok mutluyum. Sade kombinlerde bile fark yarattıklarına inanıyorum; bu kolye ve clutch ikilisini ise daha önce burada görmüştünüz, artık ayrılmaz ikililerimden oldular tabi :)
The weather is getting chilly and my outfit are getting leather'd. These kind of pieces make the simplest outfits more meaningful, I think. Btw you may remember this necklace and clutch from this outfit, they make a cool team ;)

Flatform konusunda hep çok önyargılıydım, özellikle sneaker'larda karşıma çıkıyordu ve bir parça kaba buluyordum. Belki bu çifti de kaba bulanlarınız olacaktır ama rengiyle aklımı çeldi. En nihayetinde, *asla*yla beraber andığımız tüm eylemleri bir noktada yaparken buluyoruz kendimizi; öyleyse önyargılarla vakit kaybetmek gereksiz - denemeden bilemeyiz!
Last but not least, I've been too busy being judgemental about flatforms, finding them kind of rough - especially sneakers version of them. And at some point; I saw this pair, found its colour way too beautiful and just got it. We all find ourselves doing the things that we said we won't *ever* try; so don't lose time with prejudgments and give it a try - how could you really know otherwise!

Etek, Aksesuarlar & Clutch / Skirt, All Accessories & Clutch: H&M
Sandaletler / Sandals: Zara