30 Eylül 2012 Pazar

Flormar 420

Ben çoktan sonbahar moduna geçsem de baktım havanın daha serinlemeye niyeti yok, canlı renkler sürmeye kaldığım yerden devam ediyorum :) Daha önce neon pembesini gösterdiğim ojenin sarısı. Yapısı, sürümü pembeyle aynı ancak base-coat'suz hemen her sarı ojede olduğu gibi tırnakları boyama problemi yaşanabilir.. Çok parlak, çok çok parlak bir ton *-* Denemeye değer!
Even I'm already in autumn mood, I see that weather isn't going to cool off a while; so I got back to the neon nail polishes :) Yellow edition of this neon pink that I showed a couple days ago. Its formulation & application are same but it may stain your nails witout a base-coat.. A bright, very very bright shade *-* Definitely deserves a chance!

29 Eylül 2012 Cumartesi

Sneakerness Vienna '12

Viyana fotoğraflarının sonuna yaklaşırken yazıların aralıklarını giderek arttırıyorum, sanki Viyana'yla bir parça bağlantım kalacakmış gibi.. Haftasonu geldi, haftasonu benim için rahatlık & eğlence demek, olabilecek en iyi ayakkabı seçimi de sneakers şüphesiz! Viyana'daki son tam günüm 16 Eylül'de Media Opera'da gerçekleşen dev sneaker fuarına bir bakalım, gözlerimiz şenlensin. Ne dersiniz? :)
While I'm getting closer to the end of Vienna photos, I try to write about them much later, like there'll a connection left between me and Vienna.. Now it's weekend, for its meaning is chilling up & having fun, in other words time to put your sneakers on! On my last full day in Vienna September 16th, I catched up Sneakerness which took place in Media Opera. Who wants some eye candy? :)

Sneakerness'da çok popüler markalardan tutun da elle boyanmış, lüks sneakers markalarına, vintage sneakerslara kadar birçok seçenek birarada. Almak, satmak ya da sadece bakmak mümkün.. Eğer gitme şansınız varsa yılın başka zamanlarında Köln, Amsterdam ve Zürih'de de gerçekleşiyor. 
At Sneakerness you can find nearly everything from the most populer sneaker brands to hand painted, vintage sneakers. It happens to buy and sell, even you aren't going to buy anything still nice to look around.. If you have any chance to visit there is also Sneakerness in Cologne, Amsterdam and Zurich at different times of year.

Kişiselleştirilmiş Onitsuka Tiger'lar / Customized Onitsuka Tiger's

İşte giderken almayı kafama koyduğum Supra'lar! Ne yazık ki satışı yoktu, kavuşmamız başka bahara kaldı artık :( Sadece online satışı ve NY & Paris mağazaları varmış. Meraklılarına duyrulur ;)
Supra's which I planned about getting a pair there but learned that they weren't for sale! There is an e-store and stores in NY & Paris which means I need to wait a while to get the pair I want :(

Puma Sneakerlar & Ayakkabı Boyacısı Tezgahı :) / Puma Sneakers & Bootblack Stand

Sneakerness'ta sadece spor ayakkabılar & sneakerlar yoktu tabi ki. Sneakerları giydiğiniz de basketbol formaları, takımlara ait şapkalar, sırt çantaları gibi tamamlayıcı detayları da bulmak mümkün. Bunun dışında Common People mağazasının standı (muhtemel hipster ziyaretçiler için) da vardı. 
There wasn't only sneakers there, also few things to complete your sneaker look like basketball jerseys, hats of some teams, backpacks etc. Besides there was also few stands of famous clothing stores like Common People (looks like it's for hipster visitors).

El boyaması sneakerlar / Hand-painted sneakers

   
Fazlasıyla hoşuma giden standlardan biri sneakerları duvara hikayeleriyle birlikte asan Sneakerpedia oldu. Üst soldaki çift en sevilenmiş; bir sneaker fuarında bu çifti görmüş, fiyatı da uygunmuş ama dolaşıp dönmek istemiş. Daha sonra başka bir standda bu ayakkabılara bakan başka biri olduğunu görüp duruma müdahele etmiş ve almış :)
I love the wall of Sneakerpedia, sneakers hanging on the wall with their stories. For instance the one on up-left is the most-loved; he saw the pair at a sneakers-tradefair for a reasonable price but decided to look around and come back. While looking around he sees another man looking to them and interfered it and got them :)

Steffl standındaki güzellikler! / Beauties from Steffl stand!

Bir göz banyosunun daha sonuna geldik :P Tüm bunların yanı sıra sadece sneaker konulu dergiler var, ki fuardan edinme şansım oldu; küçük şeyler ama güzel hareketler bunlar. Döndüğümde eksikliğini hissettiğim şeyler de bu tür ufak tefek güzellikler oldu.. Kim bilir belki başka bir şehirdeki başka bir Sneakerness'ta yeniden bu kadar çok sneakerla yollarım kesişir ^^
End of another eyebath :P Besides all these sneakers I was also able to get some magazines just about sneakers, little things I admit but littlest things make the difference.. Hope I meet with this-crazy amount of sneakers at another Sneakerness - maybe in another city ^^

28 Eylül 2012 Cuma

Office Look?

Bir Oğlak burcu kadının Dünya'ya geliş amaçlarından biri ciddi giyinmek olabilir.. Blog ayarlarınızla oynamayın, daha lise öğrencisi olup da 'ofis stili'ne kaymamın tek sebebi bu :) İleride iş hayatında ne kadar başarılı olacağım bilinmez ama herkes giyim konusunda çok özenli olacağıma dair hemfikir. Aslında bu kombine Viyana soğuklarında ciddiyeti bozan pespembe bir bere eşlik ediyordu ama bu sıcaklarda ceket bile fazlaymış! Pembe bereyle tanışmanız soğuk havalara kaldı ;)
The reason that a Capricorn woman living on Earth may be dressing up serious.. Don't touch your blog settings; I'm just dressing up like a 'office girl' because I'm a Capricorn, even I'm a high-school one :) I can't guess if I'll be successful in business or not but all I can (and my friends) say is I'll be a chic business-woman. Actually I completed this look with a pink beanie in Vienna but here the temperatur hardly let me wear a jacket! Hope you'll meet my beanie soon ;)

Bir de bazı detayları açıklığa kavuşturalım istedim, şöyle ki:
And let me reveal the details you were asking for:
Mango ceket / jacket, Jane Norman etek / skirt, Miss Selfridge kolye / necklace, Zara slippers, D&G gözlük / glasses, Flormar 422 oje / nail polish
Ve kocaman bir gülümseme / And a huge smile on my face.

26 Eylül 2012 Çarşamba

Flormar 422

Uzun zamandır sürdüğüm ojeleri göstermediğimi fark etmemle, geri dönüşümü şu an tırnağımdaki Flormar'ın neon ojesiyle yapmaya karar verdim! Ruh halimi ojelerden takip etmek mümkün aslında, canlı renkler sürüyorsam bir parça morale ihtiyacım var demektir. Flormar 422, neon olmasına rağmen hem başarılı yapısıyla hem de tatlı rengiyle beni mutlu etti. Sarısı da başarılı, yakında göstereceğim ;)
As I noticed that I didn't write anything about nailpolishes since a long time, I made my comeback with some neon! Actually you can follow up current mood, just by checking out my nails; if I'm wearing brighties, that means I need some power to end the day. Flormar 422 helped me a lot with its nice colour and formulation - even it's a neon. Flormar's neon yellow is also a great one, soon on my blog too ;)

25 Eylül 2012 Salı

REVOLUTION REVELATION

Sonunda kendime bir okul çıkışını ayırıp İstiklal Caddesi üstündeki Borusan Müzik Evi'ndeki Revolution Revelation sergisine gidebildim. Mercan Dede ve Carlito Dalceggio'nun sergisi "romantik asiler" için, Sufizm kültürünün de etkilerini bir yandan görmek mümkün. Aslında sergi demek yetmiyor, daha çok bir deneyim diyebilirim çünkü birçok duyunuza hitap etmek üzere planlanmış bir düzenleme.
Finally I created some time for myself and visited the exhibition of Arkın Allen aka Mercan Dede & Carlito Dalceggio in Borusan Müzik Evi. It was for "romantic rebels" but you can also clearly see the effects of Sufism. And I think we call this installation as just an exhibition, it would be a bit overrating; I think it was an experience because it actually appeals most of your senses.

 
Giriş katındaki kolajların ardından (bazıları 3 boyutlu), 2. katta çalıştıkları stüdyoyu görmek mümkün. Karmakarışık ama ilham verici bir mekan :)
After couple collages (some are third-dimensional) on the ground floor, you can see their studios on the 2th floor. Messy but an inspiring place :)

3. katta bu dev Buddha ve üstteki fotoğraftaki gibi 4 odacık var, her birinin içindeyse bambaşka bir macera ^^ 4. katta da bu odaya yukardan bakıyorsunuz ve Buddha heykeli yanındaki ekranlardan videoları seyretmek mümkün.
On the 3th floor you see the huge Buddha and 4 rooms like on the second photo and another adventure is hidden in every little room ^^ On 4th floor you'll be able to see this room from top and watch the videos from the screens, near that huge Buddha.

 
Buddha figürü, daha minik olarak olsa da sonraki katlarda yine karşımıza çıkmaya devam ediyor..
Then again we saw Buddha figures on different floors..

5. katın duvarlarıysa tamamen çalışmalarla dolu, ortada her bir parçası farklı renkte boyaya maruz kalmış bir koltuk ve aşağıda göreceğiniz Rumi'yi aramak için gerçekten çalışan bir telefon var.
5th floor's walls are completely fulled with works, there is a chair painted in many colours and a real-working phone to call Rumi which you can see below.

 
Yine kolajlardan ilgimi çeken detayları çekmeyi ihmal etmedim. Bu sergide geçirdiğim bir saat bile bana sınırsız bir ilham kaynağı oldu. Bugüne kadar gördüğüm en başarılı, en ilgi çekici sergilerden biri.
Again a few details from collages. Even an hour I spent in this exhibition was a huge source of inspiration. One of the most interesting, eye-catching installations I have ever seen.

6. katta da çalışmaların ve serginin nasıl hazırlandığına dair videoyu ve fotoğrafları görmek mümkün. Ben 5 Ekim'e kadar ne yapıp edip yolunuzu İstiklal'e düşürmenizi ve bu 'deneyim'i mutlaka görmenizi şiddetle öneriyorum ;)
On 6th floor you can see photos and a video about how all these works had done. I strongly advice you to find a way to visit this exhibition live this experience until October 5th ;)

24 Eylül 2012 Pazartesi

My Future Prom Look

Daha çok var ama bu iki okul senesinin sonunu getirebilmem için güzel şeyleri de düşünmem lazım, mesela mezuniyet gibi! Dün tamamen rastlantı eseri denk geldiğim Vogue UK editorial'ı sayesinde (mezun olmayı başarırsam) mezuniyet baloma ne giyeceğimi buldum :) İşlemeli bir elbise ve ona uygun bir çift sneaker.. Zaten esas mesele 10 sene öncesine geri dönüp baktığımızda bunu nasıl giyebilmişim demek, bir parça gülüp eğlenmek & eski güzel günleri anmak değil mi?
There still a lot of time until my prom but I need to think about some nice things to be able to finish these two more school years! Yesterday I came across to this Vogue UK editorial and I already found out what I'm going to wear to my prom - if I can graduate by a chance :) An embroidered gown and a pair of sneakers which suits my dress.. Isn't the main issue lookin what you wore 10 years ago later on and laugh & reminisce old good days?

23 Eylül 2012 Pazar

Vienna Fashion Week Day 5

Viyana Moda Haftası'nın son gününde (benim de son günüm) gün Ruins of Modernity, Madames with a Mission ve Elke Freytag üçlemesiyle başladı. Ardından Dana Kleinert'in iki sezonunu gördük. Günün ilk favorisi sıradaki Amit GT defilesi oldu benim için :)
Last day of VFW (last day of my vacation too) started with Ruins of Modernity, Madames with a Mission and Elke Freytag shows. Right after we saw Dana Kleinert's two collections and my first favourite show that day was Amit GT :)

Amit GT, Hollywood'da da ilgi gören bir lüks giyim markası. Koleksiyonda tüllü, tüylü, işlemeli her türden elbise olsa da ben en çok canlı renkteki desenlileri sevdim. Makyaj detayıysa temiz bir cilt & turuncu - kırmızı dudaklar..
Amit GT is a luxury brand which is also preferred by Hollywood people. There was many type of evening dresses in the collection like tulle - feather detailed or embroidered ones but my favourites are the ones with bright coloured patterns. The look was completed by clear skin & orange - reddish lips.. 

Amit GT defilesinden sonra sırada Pitour vardı, Pitour'un ardından hiçbir beklentim olmadan seyrettiğim Bipone defilesinden epey etkilendiğimi söylemem mümkün. Yüzlerdeki altın makyajdan, eski paralarla süslenmiş elbiseden ve bronz - kahve tonlarından biraz daha eski tarihi dönemlerden ilham alınmış olduğunu düşünüyorum. Özellikle defilenin bitişi çarpıcı oldu.
After that Pitour's show started and after Pitour a show that I watched without any expectation which is Bipone's surprised me -in a good way. I can guess the designers are inspired by historical ages according to gold make-up on model's faces, coin embellished dresses and bronze - brown shades. Especially the end of show was an eye bath.

İki Romanyalı tasarımcı Smaranda Almasan ve George Hojbota'nın sunumlarından edgy stiliyle kesinlike George Hojbota'nın koleksiyonu öne çıktı. Aksesuarlara tav oldum!
Among two Romanian designers Smaranda Almasan and George Hojbota, George Hojbota's show was far more attracting. Fell in love with accessories!

Bu çılgın ayakkabılarla neredeyse yere düşmeyen / düşme tehlikesi geçirmeyen model kalmadı ve fazlasıyla alkışlandılar. Sanatsal bir moda anlayışı modellere eziyet edecek ayakkabılar olmadan olmuyor mu diye düşünmedim değil. Günü ve Moda Haftası'nı "Norweigan Style Night" kapsamında Fam Irvoll, Johnnylove ve Cecilie Melli defileleriyle bitirdik. Viyana Moda Haftası'nın sonuna gelmiş olabiliriz ama Viyana'daki birkaç moda etkinliği hakkında gelecek yazılar var ;)
With these crazy heels, all the models nearly going to fall or already fell but applauded a lot. This made me really think that is a show without models wearing dangerous heels which is a presented by a designer who thinks fashion is a kind of art. We ended the day & fashion week with Fam Irvoll, Johnnylove and Cecilie Melli shows; thanks to "Norwegian Style Night". Even VFW posts are over, I'll more about a few fashion events in Vienna soon ;)

*Tüm fotoğraflar tarafımdan çekilmiştir, lütfen izinsiz kullanmayın. / All photos by me, don't use without permission.