13 Eylül 2012 Perşembe

Vienna Fashion Week Day 1

İlk günün programında beni bekleyen altı defile vardı. İlk defile Sabine Kariner, aşırı pul ve başarısız kumaşlarla bu yazıya dahil olamadı; zaten defileye ilgi azdı. Ardından gelen Elfenkleid tam benim tarzım olmasa da romantik görünüm konusunda çok başarılı buldum. 
At the first day's programm there was 6 shows waiting for me. First show Sabine Kariner was a dissappointment with over-used glitters and under-quality fabrics; I should guess that from the number of the audience. Elfenkleid whose show was right after Sabine Kariner wasn't much my style but I found their romantic looks really beautiful.

 
Elfenkleid'ın Ready to Wear koleksiyonunda krem renginden siyaha kadar birçok günlük parça olsa da bu beyaz elbiselerin ancak markanın adının hakkını verdiğini düşünüyorum. (Elfenkleid: Elflerin kıyafeti) Lacivert, siyah parçalardaysa romantik görünüm dantel detaylar, kadife kuşaklarla sağlanmıştı. Romantik görünümün tamamlayıcıları çok doğal makyaj, örgü & topuz veya hafif dalgalı saçlardı..
Even there was a large colour spectrum from white to black (incl. red, navy, etc.) in their Ready to Wear collection, I believe these white dresses really live up to brand's name. (Elfenkleid: Cloth of Elves) And they remained the romantic look with lace details, velvet waistbands on navy, black dresses. A clear make-up and braids, buns, lightly waved hair were finishing touch.

 
Elfenkleid'ın ardından Michél Mayer'in Haute Couture defilesi vardı. Güzel bir koleksiyon sunsa da çok etkilenmedim sanırım :) Ardından beni koleksiyon hikayesi ve felsefesiyle etkileyen Shakkei by Tian defilesi vardı. Tian, natürel gıda ürünleri satan bir firma; dolayısıyla saflık / doğallık hissi veren bir koleksiyon bizi bekliyor.
After the Elfenkleid we watched Michél Mayer's Haute Couture collection which was nice but wasn't enough to impress me :) Afterwards a collection whose story & philosophy attracted me, Shakkei by Tian show. Tian is a brand where you can get all natural food; so you can guess that looks were fresh and pure.

 
 
Saç aksesuarları, şapkalar ve fondaki müzikten benim çıkarımım buradaki opera kültüründen de ilham alındığı oldu. Yine doğallık temasıyla bağlantılı olarak genelde beyazla dengelenen mavi - yeşil parçalar gördük. Kıyafetlerin büyük kısmı örgü ya da katlanma teknikleri kullanılmış koton materyallerden yapılmıştı.
I thought that the creaters also got inspired by the opera culture here because of the music at the background, hats and hair accessories. According to idea of pure & fresh looks, blue and green were balanced with white. Most of the pieces were knitted or made of cotton which are formed by folding techniques.

Günün sondan bir önceki, bu yazıda değineceğim son defile ise Ingried Brugger oldu. Zaten retro ağırlıklı bir koleksiyon bekliyordum (sanırım backstage'e sızdığım arada pötikareleri ve makyaj kartelalarını gördüğüm için). Ama bu kadar muhteşem bir koleksiyon beklemiyordum! Öyle ki günün son defilesi Cindy Steffens da retro görünümlü bir koleksiyon sunmuş olsa da başka bir koleksiyonu daha fazla sevemedim.
Last show of the post is Ingried Brugger. I was already expecting a retro collection (it may be because I saw small checked fabric and make-up plan at the backstage). But wasn't expecting it this beautiful! I loved it so much that last show of the day Cindy Steffens couldn't impress me, although her military-inspired retro collection.

Koleksiyon pötikare deseni, canlı renkler ve volümlü silüet ağırlıklıydı. Peplumdan tutun da farklı etek kesimlerine, günlük giyim için özel bir formu olmasa da hareket ettikçe enerjisini farkettiren parçalara kadar tamamen hayran kaldığım bir koleksiyon seyrettim. 
The collection was based on small checked print, bright colours and volumous silhouettes. There was many skirts in different shapes, volumes and some peplums too. In the daywear part there was some pieces whose energy you can see when the model was on the stage.

Saç - makyaj detayı da eklemem gerekirse saçlar topuzdu; gözlerde mavi far (tam Nars Outremer tonu), dudaklardaysa kırmızı ruj vardı. Bunun dışında beyaz ve pürüzsüz bir cilt, belki biraz da utanmış görünümü verecek kadar pembe allık vardı.. 
Hair & make-up details: There was hair buns; blue eyeshadow (Nars Outremer shade) was on the eyelids and red lipstick on the lips. As a base you could see the flawless skin and maybe a bit of pink blush to create shy look..

Viyana Moda Haftası'nın ilk gününü kendi gözümden size aktardım. Şimdi ikinci günün defilelerine yetişmek üzere yola çıkma vakti :) Takipte kalın! ;)
That's all from the first day of Vienna Fashion Week and it's my time to go to catch the shows of second day :) Stay tuned! ;)

*Fotoğrafların tamamı tarafımdan çekilmiştir, izinsiz kullanmayın. / All photos taken by me, don't use without permission.

2 yorum:

Tereza {Drastic Plastic} dedi ki...

Those first dresses are really beautiful, really amazing.

Hamide... dedi ki...

hepsini çok beğendim valla :)