31 Aralık 2012 Pazartesi

Son Dokunuş.. / Last Touch..

Tırnaklarımda son dakika dokunuşu! Yeni yılı karşılarken üstümde her zaman ışıltılı bir şeyler bulunduruyorum, sanırım yeni senenin parlak olması için, bilinçsizce :) Ojem NYX'den Woman, koyu kırmızı taban üstüne kırmızı ışıltılar.. Bu gece için daha uygun bir oje olamazdı sanırım. Tüm söylemek istediklerim burada, tek dileğim neşenizi & enerjinizi asla kaybetmemeniz. 
Last minute touch on my nails! While welcoming the newest year, I always carry / wear / have a glittery item on me, imagining of a shiny year -in every way- I guess :) This one is Woman by NYX, red glitters on dark red base.. Can't think of a better option for tonight. All I wanted to say is written here and all I wish for you is to never lose your joy & energy.

29 Aralık 2012 Cumartesi

The Newest Edition of Me

Yeni yaş.. 17 doldu, sıra 18'de :) 2012'de birkaç yaşı birden atlamış gibiyim, bu aralar dünyaya başka bir bakış açısıyla bakıyorum. Zamanın bu kadar hızlı geçtiğine mi inanamıyorum yoksa, artık beni doğumgünleri şaşırtmıyor mu bilmiyorum. Ve yeni saç..
New age.. I'm done with 17, now it's turn of 18 :) In year 2012 I felt like I lived a few years at the same time, and now looking to the world with a brand-new perspective. Not sure if I'm not ready to understand that the time passes so quick or birthdays aren't surprising me anymore.

Yeri gelmişken söylemeli: 2012 bambaşkaydı benim için, hayallerim birer birer gerçek oldu. 2013 benim için çok ciddi bir yıl olacak, dileğim yeni yaşımın da yeni yılımın da bana güzellikler getirmesi! Bu iki kare Anadolu Kavağı'ndan (anlatmak istediklerim gibi az ve öz bu defa).
By the way, this is possibly the rightest time to say: 2012 all different for me, my dreams just started to become true one by one. 2013 is going to be a serious / critical year for me, all I can hope is that my new age and the newest year will bring me all the best with themselves! These two shots are taken in Yoros Castle (Anadolu Kavağı).

Asos kazak / sweater, Zara tayt / leggings.

Balenciaga - FLORABOTANICA

Florabotanica, benim için ilk görüşte aşktı. Çıkacağı haberini aldım, ilk görseli gördüm, notalarını okudum ve (BAAM!) daha hiç koklamadan çok istedim. Kasım başından beri beklediğim için edindiğim günden beri değişmeyen parfümüm bu. Şanslıyım ki tenime yakıştırdım. Bence kış aylarına daha çok yakışacak bir çiçeksi koku yaratılamazdı.
Florabotanica was my love at first sight. I heard the news that Balenciaga is going to release new perfume, then I saw the first shot, read about its notes afterwards and (BAAM!) I was wanting it really much, even before I smelled it. Since I got it, probably it has been two weeks or so, this is my favourite one. Luckily its nice on my skin and all I can say is, I couldn't imagine a nicer floral perfume for winter season.

Farklı şişe ve ambalaj tasarımı bu parfümü sevmek için başlı başına bir neden.. İçeriğine gelecek olursak; gizli formül vetiver, amber, caladium yaprağı özü (tropikal bir Amerikan bitkisi), özel üretilen bir gül, karanfil ve nane karışımından oluyor. Ben size kendi kelimelerimle aktarırsam çiçeksi ama keskin bir koku, nane bir parça umursamazlık ve erkeksilik eklemiş gibi. Son olarak biraz ten meselesi olmakla birlikte çok kalıcı olduğunu düşünüyorum. Balenciaga'nın bugüne kadarki en dinamik ve en renkli kokusu olduğuysa şüphesiz ;) Denemeye değer.
Its unique package and bottle designs are enough to make me fall in love with it.. but there is many more reasons to love it. Florabotanica is great mix of vetiver, amber, caladium leaves, hybrid rose, carnation and mint. In my words its a sharp & intense floral scent, mint is just a masculine touch. Lasting matter is up to your skin complexion but in general it lasts really long. The most dynamic and lively perfume of Balenciaga, for sure ;) Give it a try.

26 Aralık 2012 Çarşamba

The Philosophy of Black

 Renklerden siyah, daha doğrusu ışıksızlık ve boşluğun tasviri, hayatımızda oldukça fazla yer kaplıyor. Siyahın bir klasik haline geldiği şüphesiz ama baştan aşağı siyah giyinmek kesinlikle iyi hissetmiyor bana. Kolaya kaçmak gibi geliyor, gardropta sayısız renk seni beklerken siyahı seçmek. Bana kalırsa siyah diğer renklerin kendilerini daha iyi göstermeleri için varolmalı ki, bu noktada Amy Grant'ın söyledikleri durumu çok iyi özetliyor: "Siyah olmadan hiçbir renk derinliğe sahip değildir. Ama siyahı herhangi bir şeyle karıştırdığınızda gölge oluşur, sadece gölge değil, tamamlanmışlık / tokluk hissi. Eğer gerçek bir şey yaratmak istiyorsanız seçtiğiniz renkleri siyahla karıştırmaya açık olmalısınız." Bu yazıya gelirsek, bu yazı siyaha övgü mü yergi mi olduğu belirsiz.
The color black, actually the image of emptiness and lightlessness, takes lot of place in our lives. For sure it became a classic but dressing up all in black doesn't make me feel really good. Choosing to wear black is choosing to easiest way, all other colours were waiting for you. To me, black means a thing when other colors are involved. As Amy Grant said: "Without black, no color has any depth. But if you mix black with everything, suddenly there's shadow, but fullness. You've got to be willing to mix black into your palette, if you want to create something that's real." If I should say something about this post, it's your choice to see it as a compliment or critique.

Siyah, yasın rengi. Batı kültüründe cenazelerde baştan aşağı siyah giyilir, bu aslında Roma İmparatorluğu döneminden kalmış bir gelenektir. Klişeler vardır, şehir hayatında bu ayrımı kaybedeli kim bilir ne kadar zaman geçmiştir ama dullar da siyah giyer. Siyah hakkında çok iddia üretilmiştir, kara kedinin uğursuzluğundan tutun da siyah kıyafetle gömülen bir kadının ileride ailesine lanetlemek üzere geri döneceğine dair bir inancı ortaya atacak bir yaratıcılıkla.
Black, the color of mourning in the west. Actually black clothing for mourning dates back to the Roman Empire. As a cliché, was a former tradition, widows wear the color black. Black is one of the most speculated colors I guess, according to the story of unluck brought by a black cat and the belief that the woman buried while wearing black clothes, she'll come back to haunt the family.

Siyah, gücün rengi. Dini temsil eder bir yandan, papazlar ve yargıçlar siyah giyer. Siyasal görüşler bakımından da faşizimle bağdaştırılır. Ki tüm bunlar bir rengin vurgulayabileceği en güçlü ifadelerdendir.. Güç, baskıyı da beraberinde getirir. Coco Chanel'in de dediği gibi belki de siyah tüm diğer renkleri bastırma gücüne sahip olduğu için ressam Renoir'in sözleriyle 'renklerin kraliçesi' olabilmiş, kimseler ona karşı çıkamamıştır.
Black, the color of power and strength. It has been considered as a symbol of religion, therefore priests wear black. Judges too. Some colors have also political meanings, the one of the black is fascism. Which are the strongest expressions that a color can emphasize.. Power comes with pressure. As Coco Chanel said the color black became 'queen of all colors' (words of the painter Renoir) because it had the power to cover up all other shades, so nobody could defied it.

Siyah, korkaklığın diyemem ama, kaçışın / hep bir saklanışın da rengi olmuştur. Georgia O'Keeffe, siyahın, içindeyken insanı saklanmış hissettiren bir yanı olduğunu söylemiş; Yohji Yamamoto da siyahın 'Ben seni rahatsız etmiyorum- sen de beni rahatsız etme' rengi olduğunu dile getirmiştir. Siyah bulunduğu ortama gizemi de beraberinde getirir, Wittgenstein diyor ki: "Siyah bir rengin daha bulanık / puslu görünmesine sebep olurken, karanlık bu etkiyi yapmaz. Bir zümrütün rengi puslu görünmeden koyulaşabilir ancak siyah içeren bir kırmızı tonu olsaydı bulanık / puslu görünecekti." Siyah, özellikle Japon kültüründe, bilgeliğin de rengidir. Siyahın evrendeki tüm renklerin birleşimi ve kökeni olduğu, gökkuşağının kaynağının siyah olduğu inanışı vardır. Uzakdoğu'da beyaz gençliğin rengiyken, siyah deneyimin, ilerleyen yaşın ve beraberinde gelen uzmanlığın sembolüdür.
Black also have been a color of -not fearfulness but- escape / hiding. Georgia O'Keeffe mentioned that black has an effect which make you feel hidden in it and Yohji Yamamoto says that the color black has the message of 'I don't bother you- don't bother me.' Black brings the atmosphere the mystery with itself, Wittgenstein says that: "Black seems to make a colour cloudy, but darkness doesn't. A ruby could thus keep getting darker without ever becoming cloudy; but if it became blackish red, it would become cloudy." Black, especially in Japanese culture, is the color of wisdow. Black symbolizes the combination of all colors of the universe. From black, all colors originate and spring up to create the rainbow. In Far Eastern culture while the color white symbolizes the youth, black symbolizes experience, age and profession.

Aslında daha çok şey var siyah hakkında anlatılacak. Dün evden çıkarken hemen hiç düşünmeden yaptım bu kombini, baştan aşağı siyah giyinmek bana göre değil gerçekten. Sanırım bilinçaltım savunma mekanizması olarak bolca metal detay ekledi. Ben de fotoğrafları düzenlerken kontrast ayarının kaçmasına izin verip detayların bir kısmını 'siyahta boğdum'. Gerçi 'The Addams Family'nin Morticia'sı "Siyah ne kadar neşeli bir renk." dedikten sonra bize laf düşmez ama siz içimi döktüm varsayın, bir gün bir yerde işinize yarar bu okuduklarınız :)
Actually there is much more to tell about black. An outfit, made coincidentally brought me here. Since I know well myself and that the color black doesn't make me feel great, my unconscious made me add all these metallic details. Then I wasn't afraid of  letting the other details drown with the help of contrast balance. I wrote a huge post here but Morticia of 'The Addams Family' said "Black is such a happy colour." anyway. 

Etek / Skirt: C&A
Kemerler / Belts: Designroom & Collezione
Kelepçe Bileklik / Cuff: SIX
Küpe / Earrings: Topshop

25 Aralık 2012 Salı

SOME SPACE

Biraz vakte ve alana ihtiyacım vardı. Neyse ki bir haftalık tatilin ilk birkaç günü bile beni hayata döndürme yetti. Yoğun dozda dizi, film, dergi ve kitabın ardından Rookie Icon ve Mocha Daily sayesinde açılışı yaptım. Soğuk havaları beni gerçekten yaşıyormuş gibi hissettirdiği için çok seviyorum ama kat kat giyinmek hareket kabiliyetime engel oluyormuş gibi hissediyorum. Daha önce burada gördüğünüz Asos kazak, Koton jeans üzerine giydiğim manto Topshop'tan ve çok eski. Çanta Oasap, botlarsa Deichmann. Mutlu Noeller!
I needed a bit of time and space. Luckily few days without school or any kind of work was enough to save me. After the days spent with TV series, films, mags and books, thanks to Rookie Icon and Mocha Daily, I'm back in business. I love cold weather actually because it makes me feel alive but while wearing coats, everything seems harder to do to me. Wearing very old Topshop coat over Asos sweater (seen here), Koton jeans. Bag from Oasap, boots from Deichmann. Merry Christmas!

Billur Melis Koç - Bimisal Art & Design Gallery - UNTITLED

22 Aralık 2012 Cumartesi

Yeni Sene, Yeni Stil.

Planlı bir şekilde yapılacak bir gardrop detoksu ve ardından yine planlı bir şekilde yapılacak eksikleri tamamlama alışverişiyle yeni seneye başlangıç yaparken hayalinizdeki stile uyum sağlamanız mümkün. Belki farklı tarzdaki parçaları karıştırarak giyiyor ve her kombininiz sizi başka birine dönüştürüyor ama siz daha feminen / daha erkeksi / daha retro giyinmeyi seçerek bir 'signature look'un peşindesiniz veya rahat & cool görünümlü tarzınızın yüksek topuklarla tamamlanma zamanı geldi, kim bilir? Sadece siz ;)
A new year, a new style. With a planned wardrobe detox and a bit of planned shopping after death, finally you can start to getting adapted to your dream-style. Maybe you think that you're too eclectic and you want to look more feminine / more boyish / more retro by a signature look or maybe it's the time to add heels to your relaxed & cool style, who knows? Only you ;)

WoMEN Dergisi'nin Ocak sayısında hazırladığım mini stil testinin yardımıyla nasıl giyindiğinizi tespit edip hangi stile nasıl yönlenmeniz gerektiğine dair tüyolar verdim. Çok kapsamlı olamasa da belki sizi bir değişime motive etmeye yeter :) Aklınızda kalan sorular için edanakiboglu@womendergisi.com adresine bir mail atmanız yeterli. Şubat sayımızda sorularınız cevap bulacak!
A mini style test and a page of tips to change your look after identifying your sense of style will be on January issue of WoMEN Mag. If you have any question about changing your look, just let me know by an e-mail to edanakiboglu@womendergisi.com. All questions will be answered on February issue!

21 Aralık 2012 Cuma

Manic Panic Styling Gel Experience #1

Yine şiddetle bir değişiklik yapmak istediğim bir dönemden geçerken bakın kimle yollarım kesişti. Daha önce (burada maceram) Manic Panic'in yarı kalıcı boyasını denemiştim, saçlarımı tamamen terk etmesi yaklaşık 1,5-2 ayımı aldı ki benim için fazla bir süre. Bu defa renkli jölelerinin peşine düştüm, Extreme Metallic serisinden Stiletto denenmeyi bekliyor!
During another period in which I'm craving for a piece of difference I came across to Manic Panic again. You already read my semi-permanent hair colour experience, here, which didn't leave my hair totally for 6-8 weeks. It's a long time period for me, so this time I chase after their styling gels. Stiletto from Extreme Metallic series is waiting for me!

Sonunda bir parça vakit bulabildim, tabi ki kar sayesinde, ve artık sesimi duyurma zamanı olduğunu düşünüyorum.. İlk videomu ilgi çekici bir ürünle yapmış oldum, başka neleri duymak veya seyretmek istediğinize dair geri dönüşlerinizi de bekliyor olacağım ;)
And what did I said in the video: The first brand that brought coloured gels to Turkey is Manic Panic. & Styling gels are washable. & You'll see more soon ;)

19 Aralık 2012 Çarşamba

Modada Op-Art İlhamı / Op-Art Fashion

Her sezon trendleri tespit etmek, incelemek ve ne tür kıyafetlerde & ne biçimde hayat bulduğunu analiz ederek geçen uzun zamanın ardından 'trend forecasting' (trendleri önceden görme) alanında bir sonuca vardım. Moda dünyası, dünya tarihine damgasını vurmuş sanat akımlarının izinden gidiyor. Geçen sezon Pop-Art'ı çokça tüketip bitirdik, sıra bir sonraki akım Op-Art'ta. Op Art, Optical Art'ın kısaltması, renkler & ışık / desenler ve perspektif oyunları sonucunda oluşan hareket yanılsamaları. Peki bu trend kıyafetlere, günlük kombinlere nasıl uygulanır; hangi markalarda / defilelerde, nasıl gördük detayları için WoMEN Dergisi'nin Ocak Sayısı'nda.
After spending huge time with seeing the trends before everybody else does and analysing them, I think I have a right to state a fact in the area of trend forecasting. Most of the trends come up inspired by the world's art history. As we spent our Pop-Art inspiration up, we jump over the next movement in the history of art: Op-Art. In very few words, Op Art (abbreviation of Optical Art) is optical illusions created by playing with colours & light / patterns and perspective. To read more about how you can adapt this trend to your outfits; in which shows / brands we saw Op-Art inspired lovely items, wait for WoMEN Mag's January Issue.

16 Aralık 2012 Pazar

@ Opal Butik

Farkında olmadan gelişse de sanırım WoMEN Dergisi için her ay farklı bir butik yazar oldum.. Gelecek sayının adresi ise dün düzenlenen lansman sayesinde tanıştığım Opal Butik. Beğendiğim parçaları fotoğraflamaya vitrinden başladım, sonbahar / kış renkleri vitrinde yerini almıştı. Çanta Pinky Lola'dan, maxi elbiseler Zeto'nun, yüzükse Münire'nin kendi tasarımı ve hediyesi :)
Even I didn't thought about that, introducing you, the readers, a new boutique every month on WoMEN Mag became a plan.. A litte preview for the curious ones, next month you'll read about Opal Boutique, which I finally visited - thanks to their event. I started to photograph my favourite pieces starting from the shop window, fall / winter shades were waiting for me. Bag is Pinky Lola's design, maxi dresses by Zeto and ring is designed & gifted by the owner of the boutique, Münire :)

Sadece bir kolaj daha ve devamı WoMEN Dergisi'nin Ocak sayısında olacak.. Şapka ve jean yine Münire tarafından zımbalanmış, illüstrasyon Suluboya Design'in el boyaması t-shirt'lerinin üstündeki desenlerden biri (ve muhteşem!), son olarak rengarenk Pinky Lola clutch.
Just one more collage and I need the stop myself, so you'll can read more on WoMEN Mag's January issue.. Hat and jeans are also studded by Münire, illustration was on a hand-painted t-shirt by Suluboya Design (and absolutely amazing!), last of all very colourful clutch by Pinky Lola.

15 Aralık 2012 Cumartesi

Koşturmaca Öncesi / Before The Run

Bu aralar her hafta bir maraton. Bu soru da bir monologtan ibaret aslında. Haftasonun haftaiçinden bile yoğun olacak Eda, hazır mısın? Topuklu botlardan vazgeçip beklenmedik bir şekilde bu kombini sneakerslarla tamamladığıma göre hazırım galiba. Bu da koşturmaca öncesi, durum güncellemesi - bir nevi.
Recently every week is like a marathon for me. And this question is actually nothing but a monologue. Your weekend schedule is even fuller than the week days version Eda, are you ready for the run? As I left my heeled boots aside and completed this look with sneakers (in an unexpected way), I may be. And this just kinda-of-an-uptade before the weekend a.k.a. run.
  
Kısa kısa: Madde 1, hava şartlarıyla mücadele içindeyim. Başarılı oldum da, giden sesimi saymazsak. Madde 2, bilekte biten sneakerlar kısa gösteriyor. Nasolsa boyum uzun bişeycik olmaz desem de oluyor, aklınızda olsun. Madde 3, son olarak, bavul büyüklüğündeki çantamı görenler 'yolculuk nereye?' diye soruyor artık.
In few points: First of all, I'm fighting with weather conditions to wear what I really want to wear. And I succeeded, except my voice is gone. Secondly, ankle-high sneakers make you look shorter. Even I problem it, FYI. Thirdly, and last of all, one of the question asked to me is 'where I'm travelling to?' with this bag.
  
Şikayet ediyor gibi gözüksem de kombinlerim de hayatım kadar renkli :)
I may seem like I'm complaining all the time but my outfits are colourful as much as my life :)

  Kazak / Sweater: Boyner
Etek / Skirt: Forever 21
Sneakers: Reebok
Çanta / Bag: Souver XL Shopper Andy
Trençkot / Trenchcoat: Topshop
Eldivenler / Handgloves: Bir seyahat anısı / A journey memory

12 Aralık 2012 Çarşamba

When Andy Meets NARS Factory.

Uzun bekleyiş sona erdi.. ve Nars'ın Andy Warhol'la efsanevi işbirliğinin ürünleri satışa çıktı! Benim ilk edindiğim Edie set oldu, hem içerdiği tonlarla hem de konseptiyle beni tam kalbimden vurdu desem? Kapaktaki çalışma Stills from Screen Test: Edie Sedgwick, 1965.
Finally waiting is over.. and Nars & Andy Warhol collection is released! My first choice was the set of Edie,  its shades and concept are definitely my favourite. The cover-work of the set is Stills from Screen Test: Edie Sedgwick, 1965.

Set klasik Edie makyajını yapmak isteyenler için tasarlanmış da denebilir, daha çok açık tenlilere yakışacağını düşünüyorum. Sol başta Edie far var, sadece hafif bir ışıltı veriyor. Göz kapağının tümüne uygulayıp hemen yanındaki Stylo Eyeliner'ınızı çektikten sonra hazırsınız :) Bu ürüne dek likit eyeliner'larla hiç başarılı bir uygulamam olmamıştı, kesinlikle edinin diyebileceğim ürünlerden! Ten makyajına geçtiğimizde belirgin tonlardaki Deep Throat ve Amour allık ikilisi var. Yüzünüze renk katmak için hafif bir uygulamadan daha güzelini düşünemiyorum.. Son ürün de Film Star mat ruj, çok çok açık bir nude. Yapısı da kullanımını zorlaştırıyor. Bence çok koyu rujlarınızı bununla karıştırıp kullanabilirsiniz..
The choice of products & colours are to create the famous Edie look, which would be much better on fair complexions. On top left, Edie eyeshadow that only illuminates. Then apply your Stylo Eyeliner (on top right), your perfect day look is ready :) Till I met Stylo, I couldn't manage to handle with liquid eyeliners; a must-have! For skin make-up you have Deep Throat & Amour blush duo, a pinch of one will be enough for a day.. Last of all matte nude lipstick Film Star, a bit hard to use because of its really light shade and formulation. I think I'll use it by lightening dark lipstick shades..

Sırada: Satellite of Love :) / Next: Satellite of Love :)

11 Aralık 2012 Salı

The Brightest Orange

Dilerdim ki ben de bilgisayarım da yoğun olacağım günler için hazır fotoğraflar, hazır yazılar tutayım ama sanırım yapımda yok, beceremiyorum. Yaptığım kombinler de, yazdığım yazılar da, gideceğim etkinlikler de hep son dakika. En iyi örnek son dakikada (15 saat sonra) gideceğimi öğrendiğim Asaf Avidan röportajı, istek sorular beklenmektedir. Turuncunun en parlak tonuyla gelen şans mı desem :)
I wish I could be one of those people who stock up photos and posts or their busy days but I think it's about your personality, I can only explain my failure at stocking up posts by this way. All my outfits, my posts and my schedule are the products of last minute. Best example for this may be the Asaf Avidan interview which I'll make tomorrow (exactly in 15 hours.), also waiting for your questions. Can I call it luck that came with the brightest hue of orange :)

Bu kombini bugün giymekle giymemek arasında çok kararsız kaldım ama son kararım "Bugünün kombinini yarına saklamamak lazım." Çünkü yaptığımız kombinler de ruhumuzun aynası. Bugün hissettiğimi yarın bu kombinin içindeyken hissetmezsem ne anlamı var?
I wasn't sure about wearing this outfit today or later but my last minute decision is "You should wear the outfit you made on that day." What would be point if you would wear it on next day, while feeling / thinking in a different way?

Son olarak yeni öğrendiğim bir trick: 'double the belt, double the fun'. Çift kemer takmak inanılmaz eğlenceli ve tamamen eşsiz bir stil önerisi ;) En canlı turuncu kazak vintage bir güzellik & turuncunun aynı tonundaki rujum Nars Heat Wave, zımba tasma H&M, metal kemer Designroom ve çivili kemer Deniz Berdan & Collezione işbirliğinden.
Last of all, the trick I just learned: 'double the belt, double the fun'. Wearing two belts in the same outfit is totally fun and unique advice ;) The brightest sweater I have ever worn is vintage, w/ Nars Heat Wave which is the same shade, studded necklace from H&M, metallic belt from Designroom and studded belt from the collaboration of Deniz Berdan & Collezione.

9 Aralık 2012 Pazar

Colour My Life with Promarkers

Belle & Sebastian'ın 'colour my life with the chaos of trouble' dizesini artık bambaşka bir boyuta taşımış olabilirim. Şu sıralar etrafımdaki her rengi Promarker renklerine göre kategorize etme eğilimi içindeyim. Şöyle diyaloglar olup bitiyor: "- Aa üstündeki bluz çok yakışmış sana. + Ben de beğendim, tam 'Prussian' tonu. - Ne dedin, anlamadım? + 'Prussian' tonu dedim, hani benim sevdiğim bir mavi tonu var ya, mavi - mor. - Hmm, evet.". Hayatımı renklendirdiğime göre, sıra ödevlerimde.
I may carried the lyric 'colour my life with chaos of trouble' of Belle & Sebastian to a whole different base. Recently I'm more likely to range the colours according to Promarker shades. Some weird conversations like this are going on: "- Loved your blouse, looks really nice on you. + Yes, I liked it too, exactly the 'Prussian' shade. - What did you said? + 'Prussian' shade, you know the blue shade that I love, yeah that's it, like bluish  purple. - Ah, yes." As I managed to colour my life, now it's turn of my homework.

8 Aralık 2012 Cumartesi

Lesson 101: DesignRoom Facts

Son günlerde yeni tasarımcılar ve yeni ortaya çıkan markalar hakkında yazmayı tercih ediyorum; çünkü hazır giyim markalarından çok alışveriş yapsam da yeri geldiğinde bir aksesuar, bir ayakkabı ya da her yerde bulunmayacak türden özel tasarım bir parçalarla kombinleri bambaşka bir seviyeye taşımak mümkün. Yılın son ayında eminim ki yeni senede daha farklı bir tarzın etkisi altına girmek, kendini yenilemek isteyenler var veya aklınızdan bir gardrop detoksu geçiyor, kim bilir? Bunlardan hiçbiri sizin için geçerli olmasa bile, az bulunan ve farklı parçalara sahip olmak hepimiz için pek tatmin edici bir his. Sırada mağazasında keyifli saatler geçirdiğim DesignRoom var:
Lately as you may noticed, I'm focusing on new designers and new limited-edition brands on purpose. Although I own many mass-market-stuff, it's always nice to personalize my outfit with a designer touch. At the end of a year, you may be thinking of changing your style or a wardrobe detox, or just planning to pamper yourself with a few new pieces.. Sure, wearing unique items is much more fun; so I'm introducing you DesignRoom where I spend few hours and didn't understand how the time passed:

#1: Gelip geçen sezonlar sadece kumaşları & materyalleri etkiliyor. Enerjisinden ve renklerinden hiçbir şey kaybetmeyen tasarımlar için doğru adres. Aynı zamanda klasik renklerden vazgeçmeyenler için de daimi renkler (gri, siyah, kahve tonları) var. Bu sezonun dokuları bir parça payet, bolca el örgüsü ve süet. / The season only affects fabrics & materials. If you think that you shouldn't wear dark colours just because winter came, this is the rightest address for you. Still you have the chance to find classic colours (grey, black, brown shades) and items. This season bright colours come in knits, suede and a bit of glitter.
# 2: DesignRoom'un rengarenk bir ayakkabı koleksiyonu da var aynı zamanda. Bu sezonda cap-toe modeller ve yılan derisi dokusunu görmek mümkün. 40 numaraya kadar çalışılmış, sevinmeyeyim de ne napiyim! / DesignRoom also has a shoe collection in lovely colours. Cap-toe's and snakeskin materials are ready for this season. They have range of shoes from size 36 to 40, I'm feeling lucky!

# 3: Kemerler! Evet bu kemerlere apayrı bir başlık açabilir, apayrı bir post yazabilirim onlar için.. DesignRoom markasının kurucularından GirlieLittleThings de çok iyi biliyor daha en başından beri bu kemerleri görmek istediğimi sürekli söylediğimi :) Sonunda kavuştuk, mutlu sondan ilk kare budur. / Belts! Yes, I can open up a special section for them or write a completely special post on them.. One of the creators of the brand, GirlieLittleThings already knew that I'm obsessed about seeing them & getting one :) Finally we're together, first shot of my victory.
# 4: Kemerlerdeki fiyonk figürü şüphesiz dikkatinizi çekmiştir, ben fiyonk takıntımla yollarımı birkaç sene önce ayırmış olsam da çok zarif durduklarını düşünüyorum. İki kızın markasından sanmayın ki sadece bu kadarcık fiyonk çıkacak; onlar kazakların arkasında, kolye / bilekliklerde de sizleri bekliyor ;) / You probably noticed the bow on the belts which made me think they are really cute, even though I got rid of my bow obsession couple of years ago. Don't get the impression that bows are only on belts; they're also waiting for you at the back side of the knits, on necklaces & bracelets ;)

#5: İlk karede yandan kendini gösteren mug, ne kadar sıcak karşılandığımızın göstergesi. Hem mecaz, hem de gerçek anlamında sıcak çaylarla. Uzun bir günün ardından yaptığımız DesignRoom ziyaretinde enerjimizi en renkli parçaları deneyerek geri kazanmaya çalıştık.. Ve başardık da! / The mug on the first shot is the proof how warm we were welcomed. I mean metophorically and literally, with a cup of hot tee. During our DesignRoom visit which was after a long day, we tried to gain our energy back with bright hues.. And achieved!

facebook.com/designroomgroup & twitter.com/designroomgroup

6 Aralık 2012 Perşembe

Şeffaflık Meselesi / A Matter of Transparency

Gerçek bir çanta tutkunu olarak, herkesin kolunda / elinde göremeyeceğim farklı modellerdeki ve mümkünse alternatif renkteki çantaların peşinden uzun süredir koşuyorum. Uzun zamandır çok arayıp bulamadığım parça da gümüş bir clutch'tı, IFW sayesinde takip ettiğim Merve'yle tanışınca aradığım modeli bulduğumu anladım ve siparişimi verdim. Arkadaşımı Aralık dergilerini karıştırma seansında görmek pek gurur verici!
As a real bag-addict, I'm not much into carrying the bags which we see on (nearly) everbody's shoulder. For me which really matter is its uniqueness comes by its form / design or colour. For a long while I was searching a silver clutch but couldn't find one that is really designed for me, then -thanks to IFW- I met Merve and met my perfect silver clutch as well. While reading December mags, I came across to her!

Bana özel olarak clutch'ım gümüş rengindeki malzemeden, transparanlığı kapaktaki parçanın büyütülmesiyle bir parça azaltılarak tasarlandı. Artık bir diğer tasarım seçeneğinizde çift taraflı versiyonlarından edinmek. Bir clutch'la iki kombin hesabı :) Merve'nin tasarımları modapik.com ve sofigo.com'da..
My special clutch is a bit less transparent, your other option is getting a two-sided one. Two outfits with just one clutch :) You can get your one from modapik.com or sofigo.com..

4 Aralık 2012 Salı

Essence - Alice Had A Vision Again

Twilight serisi hakkında hiç bilgim olmadığı için isimlerindeki o ince göndermeleri anlamasam da zevkle sürmeye devam ediyorum. Sıra serinin mor ışıltılı güzelliğinde :)
Even though I can't understand those little references hidden in the name of these nail polishes, I keep wearing them. Today it's the turn of the beauty with the purple shimmer :)

Aslında bu oje hakkında tüm söyleyebileceklerim bu postta da yazılı ama bu ojede Jacob's Protection versiyonundan farklı olarak ciddi bir kalıcılık sorunu yaşıyorum, 3 gündür tırnaklarımda ama sayısız defa yenilemiş olabilirim, bazen bir gün bile tırnaklarda kalmıyor.
Actually all I could & should tell about this nail polish is also written here, except the lasting problem I have. Jacob's Protection version stays as long as other Essence nail polishes but I needed to re-apply this one really many times to wear it for 3 days, it hardly lasts a day.

3 Aralık 2012 Pazartesi

Istanbul.. as a Dress

İstanbul, yazarların hep huysuz bir kadın olarak tasvir ettiği şehir. Şüphesiz her birimiz büyük bir aşk - nefret ilişkisi içindeyiz onla. Özellikle trafiğinden kendimizi daha yeni kurtardığımız şu saatlerde İstanbul'u sevdiğinizi söylemek ne kadar kolay bilemem ama biraz güzel manzara, rastgele karşıma çıkan güzel bir bina, duvarlarında rastladığım geleneksel bir desen veya bir graffiti günün ilerleyen saatlerinde kalbimi yumuşatmaya yetiyor. 
Istanbul, the city which is compared to a difficult woman by the writers. The truth is we, all Istanbullers, are in a love - hate relationship with it. Especially in the hours which we hardly escaped from the traffic jam, it's hard to say that we love it but in later hours a nice view, a nice - looking building (probably an old one), a patter which I came across to in an unexpected moment or a graffiti is enough to touch my heart.

Bir şehrin elbiseye adapte edilişini görüşüm değil ama söz konusu İstanbul olunca paylaşmadan edemedim. 12 Aralık'a kadar devam edecek Tasarım Bienal'inin İstanbul Modern'deki Musibet bölümünden. Tema metropoller ve kentsel dönüşüm olsa da burada tüm konular modaya çıkıyor.
This isn't the first adaptation of a city into a dress but Istanbul edition is special for sure. From Istanbul Design Biennal's "Musibet" (can be translated as plague / disaster) part. 

2 Aralık 2012 Pazar

Aralık Şarkıları / December Playlist

Aralık ayı tam bir kutlama ayı olsa da sakin, soğuk ve mesafeli bir imaja da sahip benim gözümde. Ben de WoMEN Dergisi'nin Youtube sayfasına özel bir playlist hazırladım. Sabahladığım gecelerin ardından yatmadan önce dinlediğim Groove Armada'nın Think Twiceyla başladım, ardından o yumuşacık sesiyle Norah Jones geldi. Sonrasında bende yeri ayrı olan Wolf & I, pek sevdiğim İskandinav Oh Land'den. So Tell the Girls That I'm Back Again'le tanıdığım Jay - Jay Johanson ve I Follow Rivers sayesinde tanıştığımız Lykke Li, sakin ve huzur verici şarkılarla playlist'te yerlerini aldı. Amy Winehouse'u Lioness albümünden bir parçayla unutmadık, Trainspotting filmini seyrettikten sonra ben de farklı çağrışımlar yapan Perfect Day de listede. Playlist'in tek Türk'ü Nu Park, hiç acele etmeden & tüm seçtiğim şarkıların içime sinmesi için yeni sesler de aradığım süreçte karşılaştığım grup oldu. Pek sevdiğim filmlerden A Single Man'in çoğu sakin ama etkileyici parçalardan oluşan soundtrack'inden iki konuğumuz var :) Aynı şekilde Ane Brun da iki defa dinleyeceğimiz (ama bıkmayacağımız!) seslerden bu ayın playlist'inde. Madonna'dan Frozen'ı da eklediğimizde tam bir soğuk hava playlist'i oldu, tamamladığım günden beri sayısız defa dinledim.
Although December is a true celebration month, I have a calm, cold and distanced image of December in my mind. I had the responsibility joy & fun of preparing a December playlist for our Youtube channel. It doesn't mean that you can't enjoy tasteful music, just because our mag is in Turkish. To sum up: I started with Groove Armada's Think Twice, which can be called as the song of the nights that I stayed awake. Then Norah Jones came up with her soft, velvety voice. A precious song for me, Wolf & I by one of my favourite Scadinavians Oh Land, followed them up. Jay - Jay Johanson that started to listen with So Tell the Girls That I'm Back Again many years ago and Lykke Li that we all knew with I Follow Rivers are also taking place in the list, just w/ their other songs. One last song of Amy comes up from her Lioness album and Perfect Day, which has a different meaning for me since I watched Trainspotting, by Lou Reed. The only Turk in the playlist is Nu Park, a band I came across to coincidentally. We have two guests from A Single Man -actually from its soundtrack- and Ane Brun as well :) Frozen by Madonna is the top coat of the playlist, which is perfect for cold days, planned to spend indoors.

1 Aralık 2012 Cumartesi

Happy New Month!

Benim için Aralık'ın yeri apayrı, 1 Aralık'a girmenin heyecanı 1 Ocak heyecanıyla boy ölçüşebilecek derecede. Aralık ayı kararlarım yeni yıl öncesi yapılacaklar listesini oluşturuyor, ki bu sene çok şey var yapılacak :) Weihnachtsbazar'a gidilip bordo / kırmızı & yeşil ikilisi de giyildiğine göre listedeki ilk madde tamamdır!
For me December is the most important time & month of the year, the excitiment for December 1st is comparable to the excitiment for January 1st. Besides I do a December list including the things that I should do before the newest year :) First things on my list were to go to Weihnachtsbazar and to wear oxblood / red & green together, which are done!

Işıltılı çorap & loafer ikilisini bir süre önce bir sokak stili karesinde gördüm, o günden beri de aklımda denemek. Vintage ceket Fragrance Alte Vintage'dan, pullu bluz Next'ten, ışıltılı çorapları tam da aradığımda bulmamı sağlayan marka H&M ('e special thanks :P) ve loafers da Koton'dan. Yüzükler H&M, Bershka ve Tresera'dan. 
A while ago I saw a street style shot featuring the couple, shiny socks and loafers, since that day it's on my mind and today I thought the time has came. Bought my green vintage jacket from Fragrance Alte Vintage, oxblood blouse from Next, shiny socks from H&M (special thanks for the great timing :P) and loafers from Koton. Rings are from H&M, Bershka and Tresera.

Şimdi fonda December Playlist'le kitap karıştırmaya başladığımı söylemeden önce WoMEN Dergisi'nin yayın hayatına başladığını -gururlu ve mutlulukla- bildiriyorum. Aralık ayının güzelliklerine bu heyecanı da eklemiş oldum.. Keyifle okuyun ve keyifli bir Aralık geçirin ^-^
And before saying that it's time to enjoy books with December Playlist, little thing to mention: WoMEN Mag's very first issue -themed Christmas & New Year- is published online. Hope you'll enjoy our hard work and December as well ^-^

30 Kasım 2012 Cuma

(Livin' on) Full Speed

Son günlerde literatüre "yazacak şey çok, postlayacak zaman yok." durumuyla geçebilirim. Kasım'ı bitirirken yine koşturmacalı bir günün kombini gelsin :) Okul, İstanbul Modern'de Tasarım Bienali ve LaSalle üçlemesini bu kombinle tamamlamış bulunuyorum.
Recently there is many things (lots of photos for instance) to share with you, waiting on my desktop but no time to post. While November ends, I created a bit of time for a last outfit :) It's from the day of school, Design Bienal at Istanbul Modern and lesson at LaSalle.

Büyük ebatlı ve ağzına kadar dolu çantadan kombinlerin ne zaman çekildiğini anlayabilirsiniz.. Bana eşlik eden çantam ve taytım sıradan bir gündeki gizli kahramanlarım desem yeridir. Hem kullanışlı formları hem de deri detayları sayesinde koşturmacadan stilden de ödün vermiyorum ;)
You can easily understand when I took the photos by the size and amount of load; these leggings and this bag are my true life-savers. Comfy and chic (w/ leather details) = All I ever need ;)

"Neler olup bitiyor hayatımda, imdat yetişemiyorum!" ve "Biri beni kurtarır mı ki acaba?" bakışlarım.. Kate Moss for Rimmel London rujların 19 numarası, yakında tanıtacağım Sephora allık / aydınlatıcı ve Garnier BB Krem'le makyajım tamamdır :)
My "What's going on with my life, I can't catch up!" and "Can somebody save me?" looks.. Finished my look with Kate Moss for Rimmel London lipstick (nu. 19), soon to be posted Sephora illuminator / blush and Garnier BB cream :)

Kazak / Sweater: Asos
Tayt & Kolye / Legging & Necklace: H&M
Çanta / Bag: Mandarina Duck

27 Kasım 2012 Salı

Essence - Jacob's Protection

Twilight serisi ilk çıktığı günden itibaren çok ses getirdi; kendi adıma konuşuyorum ki hiç ilgi duymadım, dolayısıyla ne kitaplarını okudum ne de filmlerini seyrettim. Tamamen nötrüm. Ancak iş Essence'in hazırladığı koleksiyona kadar varınca bu seri için heyecanlanmadan edemedim. 
Even though many people is going crazy about Twilight Saga books and movies, they couldn't catch my interest -not a bit-, so I didn't read the books or watched the films; don't have any idea about it. But since I heard about Essence's Breaking Dawn collection, I was far too excited.

Tek meselem bu muhteşem ışıltılara sahip olmaktı! Ve başardım da :) Koleksiyondaki ışıltılı her iki ojeyi de aldım -altın rengini pas geçtim- ama elim ilk önce mavi & yeşil ışıltılı versiyona gitti. İki katta opak, ışıltılar yoğun ve derin, yapısı ve fırçası her zamanki gibi başarılı. 
My whole problem was getting these beautiful nail polishes actually! And I achieved my goal :) I got both shimmered nail polishes -except gold one- besides few other pieces. Blue & green shimmered one was my first choice to try; opaque in two coats, shimmers are intense and deep, its quality is very well as always.